sanki sen vardın karşımda, yeniden tanışmıştık senle farklı bi evrende. yansıman olsa gerek. dedim ki kendime aynı hatayı yeniden yaparak aynı hayatı tekrarlamayacağım. sende artık herkes gibisin.
boş
sanki sen vardın karşımda, yeniden tanışmıştık senle farklı bi evrende. yansıman olsa gerek. dedim ki kendime aynı hatayı yeniden yaparak aynı hayatı tekrarlamayacağım. sende artık herkes gibisin. |
üçleme
vardığım nokta hep aynı çıkmaz, sadece yollar farklı biri uzun, biri heyecanlı, biri ise egodan geçilmez, diğeri desen tutku dolu, bir diğeri var ki güzel ama sıkıcı çok monoton. önünü göremediğim güzel bir manzaraya kendimi inandırıp benimsiyorum onu. öyle benimsiyorum ki öyleymiş gibi davranıyorum ona, nası olmasını istiyorsam öyleymiş gibi kuruyorum kafada. engelleri aştıkça görüyorum gerçek yüzünü karşıki dağın. sen kalk onca tepeleri geç, elinde balonlar uçurtmalar koşa koşa…sonra da insan hep olmadığı yerde olmak ister, hep elde edemediğine diker gözünü, hep yetmez sahip oldukları az gözlü insan, kaka insan, boklu böcek insan. anlık mutluluklar yaşamak bana daha gerçekçi geldi. ben hiç meraksız duramadım, hep bişeyleri öğrenmek istedim. öyle bi hastalığım var benim herşeyi bilme duyma öğrenme gibi doyumsuzca. keşke uyumak diye bişi olmasa da günün tüm ilikleri bana kalsa, da bi taraftan, uykuyla flört eden ve yatakla yastıkla sarılarak bi yanım da var. pardoksların içinde çelişki göllerinde yüzerken ve ben hayat koza kelebeği ömrü gibi mutlu anlardan ibaret aslında sadece. diğer süreli zaman dilimleriyse, o ana ulaşmak için geçilmesi gereken yol, belki de atlanması gereken bir uçurum ve de risk. ben herşeyi yapamam aynı anda yada ardı ardına ama istiyorum doyumsuzca. artık düşündüklerimi teoride bırakmaktan yoruldum belki de. beklentiler beni öldürmekte olsa da umut, cesaret ve riskim ben. |
bazen diyorum da, sen olsaydın yanımda bazı şeyler daha kolay olabilirdi. |
|
arada bir
hangi yola gittiğinin önemi yoktur bazen sadece gitmezsinde izlersin ardında kalanları. Neden diye sormak adet olmuştur sadece sorarsın. Bazen o nedenleri duymak istemezsin bile. Bulamazsın nerde yanlış sorular sorduğunu. Saçmalar durursun, oturup durursun, uyuyamaz durusun. Yerinde durursun öylece. Ta ki sen olabilen bi ruhla karşılaşana dek. bu kişi, sanat dalı yada bi herhangi bi tutku da olabilir ki. ayrı yere koyarsın onu, hem de çok derinlere saklarsın. bunun tanımadığın, görmediğin yahut duymadığın bir his de olabilir, tanımadığın herhangi biri de.. o zaman daha da bal kaymak olur işte. ölece bırakırsın kendini sulara. sen saçlarını uzat, ben okşayayım. hem arada güzel şarkılar da söylerim.
|